
Psikolog makaleleri

Depresyon, büyük bir üzüntü, endişe, suçluluk ve değersiz hissetme, sosyal çevreden uzaklaşma, uyku, iştah, cinsel istek kaybı ya da her zaman ki faaliyetlere karşı ilgisizlikle belirginleşmektedir. Depresyonda olan bir kişi için dikkat etmek ve karşılıklı konuşmak bir yüktür. Çoğu zaman okuduklarını ve başkalarının ona söylediklerini anlayamazlar ayrıca az sözcük kullanarak monoton bir sesle konuşurlar. Genellikle tercihleri yalnız oturmak ve susmaktır. Bazıları ise ajitedir ve ellerini ovuşturarak gezinir, yerinde duramazlar. Kafaları kendilerine yönelik suçlamalarla dolu olduğu için bir problemle karşılaştıklarında çözüm akıllarına gelmez. Ayrıca depresyondaki kişiler kişisel hijyenlerini ve görünüşlerini ihmal ederler.
Depresyon birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir ve altında yatan nedenler oldukça karmaşıktır. Depresyon oluşumunda nörotransmitterlerin dengesizliği rol oynamaktadır ancak yetişme tarzı gibi çevresel faktörlerin de önemini vurgulamak gerekmektedir. Çevresel faktörlerden bazıları şöyle sıralanabilmektedir:
✔ Kadın olmakŞiddete maruz kalmış olma kadınlarda; hayattan zevk alamama, değersizlik duyguları, isteksizlik, uyku bozuklukları, duygusal patlama, ağlama ve intihara neden olmaktadır. Kadınlarda depresyon erkeklere göre iki kat daha fazla görülmektedir. Ayrıca evli ve çocuk sayısı fazla olan kadınlarda depresyonun görülme sıklığı daha fazladır.
Kadın da depresyon riskini evlilik ile ilgili roller arttırabilmektedir. Birçok çalışma da uyumsuz evliliğin, karşı cins ile ilişkilerde yaşanan sorunların, düzgün ve doğru işlemeyen bir aile düzeninin depresyonla ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ilfeld tarafından yapılan çalışmada, evlilik ile ilgili sorunların depresyon semptomlarıyla en yüksek uyumu gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca depresyon riski en fazla ayrılmak isteyen ve boşanmış kadınlar grubunda bulunmuştur. “ Depresyon ve evlilik problemleri arasındaki pozitif ilişki literatürde en tutarlı bulgulardan biridir”. Depresyon riskinin evlilik uyumu bozuk kişilerde yükseldiği de ileri sürülmüştür.
Şiddet kadınları, depresyon, post travmatik stres bozukluğu, alkol ve madde kullanımını içeren çeşitli sağlık sorunları ile karşı karşıya getirmektedir ve öz benliklerine zarar vermektedir. Duygusal ve mental sağlık sorunları şiddete maruz kalmış kadınlarda ortaya çıkmaktadır. Özellikle depresyon şiddet durumlarında sıklıkla ortaya çıkan psikiyatrik bir hastalıktır. Eşlerinden şiddet gören 82 kadın ile yapılan bir depresyon araştırmasında da, kadınların %61 oranında travma nedeniyle depresyon tanısı aldıkları ve maruz kaldıkları şiddetle bağlantılı olarak da depresyon da önemli bir artış olduğu ortaya konulmuştur.